
Bulunduğunuz Yer: Haklarımız >> Vatandaşlık hakları
| Vatandaşlık Hakları |
| |

|
VATANDAŞLIK HAKLARI
Vatandaşlık hakları anayasamızda “Temel Haklar ve Ödevler”
kısmında düzenlenmiştir. Bu başlık altında ilk olarak , “Kişinin
Hakları ve Ödevleri” bölümünde,bireyin doğuştan sahip olduğu,dokunulmaz
ve vazgeçilmez hakları sıralanmaktadır. Bu haklar,bireyi topluma ve
devlete karşı koruyan haklardır. Bunlardan farklı olarak bireyin
toplumdan ve devletten bazı şeyler ve belli tutumlar istemesini mümkün
kılan haklar vardır. Bu yüzden bunlara “isteme hakları” denir .İşte bu
haklar anayasamızda “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” adı altında
düzenlenmiştir. Birde bireyin siyasal yaşama katılımını sağlamaya
yönelik haklar vardır. Bunlara “siyasal haklar” denir. Anayasamızda
“Siyasal Haklar ve Ödevler” bölümünde,bu haklardan söz edilmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti,Anayasamıza göre,bir “sosyal devlettir.
Sosyal devlet,genellikle,vatandaşların refah durumlarıyla ilgili
olan,onlara asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak
tanımlanır. Kuşkusuz,bir devletin sosyal devlet olma
derecesi,anayasadaki “sosyal ve ekonomik hakları” gerçekleştirme gücüne
bağlıdır. Fakat vatandaşların refah durumlarıyla ilgilenen ve bunları
anayasada güvence altına alan bir devlet,salt bu niteliğinden dolayı,
sosyal devlet olma özelliğini kazanamaz. “Demokratik devlet” ile sosyal
devlet birbirine sıkı sıkıya bağlı olgulardır. Demokratik devlet
,güçsüzlerin güçlerini,devlet yapısı ve siyasal kararlar üzerinde
hissettirmeleriyle gerçek anlamda kurulabilir. Bunun için devlet
sistemi içinde çalışanların yeri ve ağırlığının olması ve anayasal
güvenceye kavuşturulması gerekir. Ancak bu şekilde,sosyal
devlet,vatandaşlarına”lütuf” dağıtan bir “sadaka devlet” olmaktan
çıkar.Bu amaçla çalışma yaşamına ilişkin hükümler de sosyal ve ekonomik
haklar içinde yer almaktadır.Siyasal hakların,demokratik bir devlet
anlayışı ve uygulaması için vazgeçilmez olduğunu zaten biliyoruz.
Şimdi, sosyal ve ekonomik haklar ile siyasal hakları anayasamızda
düzenlenenbiçimiyle daha ayrıntılı olarak görebiliriz.
1.Sosyal Haklar
Ailenin Korunması:Anayasaya göre, aile “toplumun temeli”dir.Bu nedenle
devlet,ailenin huzur ve refahını, özellikle anneyle çocukların
korunmasını sağlayacak önlemler alır ve gerekli örgütleri kurar.Aynı
zamanda,aile planlamasının,yani istenen zamanda ve sayıda çocuk sahibi
olunmasının öğretilmesi ve yaşama geçirilmesi konusunda da devlete
görev düşmektedir.
Eğitim ve Öğrenim:Devlet,vatandaların eğitim ve öğrenimlerini sağlamak
zorundadır.Ülkemizde sekiz yıllık eğitim bütün vatandaşlar için
zorunludur. Devlet,vatandaşları arasında hiçbir ayrım
gözetmeksizin,herkesin çağdaş eğitim koşulları içinde ve parasız olarak
temel eğitim koşulları içinde parasız olarak temel eğitim almasını
sağlamakla yükümlüdür.Devlet, ayrıca, maddi olanakları yetmeyen
öğrenciler için burslar sağlar ve gerekli yardımları yapar. Özel
eğitime ihtiyacı olanlar için gerekli önlemleri alır.
Çevre Sağlık ve Konut Hakkı:Devlet,vatandaşlarının sağlıklarına zarar
vermeyecek, temiz ve dengeli bir çevrede yaşamalarını sağlamak için
gereken çabayı gösterir. Devletin vatandaşlarına karşı görevlerinden
biri de,onların sağlık koşullarıyla ilgilenmek,hastaneler açmak,salgın
hastalıkları önlemek, bulaşıcı hastalıklara karşı parasız aşı
sağlamaktır.Devlet,ayrıca,vatandaşların konut ihtiyaçlarını sağlamak
için önlemler alır.
Gençlik ve Spor Konularındaki Ödevler:Cumhuriyetimiz gençlere emanet
edilmiştir.Gençlerin yetişmeleri ve kendilerini geliştirmeleri
ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.Bu nedenle,
devlet,gençlerin yetişmelerini sağlayacak koşullar
yaratır;gençleri,alkol,uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan korumaya
çalışır;sporu teşvik eder.
Sosyal Güvenlik Hakları:Sosyal güvenlik ile ilgili önlemleri almak
ve gerekli örgütlemeyi sağlamak devletin temel
görevlerindendir.Devlet,sakatlarla yaşlılara yardım etmek şehitlerin
dul ve yetimleri ile gazileri korumak korumaya muhtaç çocukları topluma
kazandırmak için gerekli önlemleri alır.Ayrıca,yabancı ülkelerde
yaşayan Türk vatandaşlarının aile birliğini,çocukların eğitimini ve
kültürel ihtiyaçlarını sağlamaya çalışır.
Kültürel ve Sanatsal Ödevler:Bir ülkenin kültür, tarih ve sanat
alanında sahip olduğu varlıklar ve değerler,o ülkenin hazinesi
gibidir.Bunların kaybedilmemesi ve geliştirilmesi için devlet gerekeni
yapmakla yükümlüdür.Devlet,sanatçının korunması ve
desteklenmesi,sanatın sevilip yayılması için de gerekeni yapar.
2.Ekonomik Haklar
Sosyal ve ekonomik haklar birbirini tamamlar.Gerek 1961
Anayasası gerekse 1982 Anayasası bu hakları aynı bölümde
düzenlemiştir.Ekonomik haklarda sosyal haklar gibi,hem ülke
kalkınmasını sağlamak,hemde “sosyal adaleti” gerçekleştirmek için
devletin yerine getirmesi gereken ödevlerden oluşmaktadır.Devlet sosyal
ve ekonomik hakları,mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
getirir.Ekonomik haklardan bazıları şunlardır.
Tarımcılık ve Hayvancılığın Korunması:Devlet,tarımla hayvancılığın gelişme
sini sağlamak ve bu dallarda çalışanlara yardım etmek için gerekli önlemleri
alır.Örneğin;topraksız olan ya da toprağı az olan çiftçilere toprak
sağlar. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanların gereksindiği alet ve
gereçlerin sağlanmasını kolaylaştırır.Tarımsal üretimin arttırılması
için,tarımsal bir üretim planlanması
oluşturur.Üreticilerin ürünlerinin gerçek değerini elde etmelerini
sağlayacak önlemleri alır.Örneğin;belli taban fiyatlarını belirler.
Çalışma Yaşamının Düzenlenmesi:Bir ülkede ekonomik ve siyasal dengenin
olması için,adaletli bir ücret politikasının bulunması gerekir.
Çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli ücret almaları ve sosyal
yardımlardan yaralanmaları için gerekeni yapmak devletin ödevleri
arasındadır.Devlet,çalışanların hayat düzeyini yükseltmek,çalışanları
korumak ve geliştirmek,çalışma koşullarını insanlara yaraşır bir hale
getirmekle yükümlüdür.Bu nedenle işsizliği önle mek için gerekli
önlemleri alır;asgari ücreti saptar.
Çok küçük yaşta çalışma hayatına atılan,az bir
ücretle,sağlıksız ortamlarda çalışan çocukları korunmak,onlara eğitim
olanağı sağlamak,çalışma koşullarını geliştirmek devletin görevidir.
Devlet,bedensel ve ruhsal yetersizlikler yüzünden çalışamayacak durumda
olanları da korur.
Özel girişimin,ülkenin ekonomik gereklerine göre yapılması ve
sosyal amaçlara göre uygun olarak yürütülmesi için gerekli önlemleri
alması şarttır.
Çalışma yaşamında vatandaşların sahip olduğu haklardan biri
de,sendika kurma hakkıdır.İşçiler ve işverenler,ekonomik ve sosyal hak
ve çıkarlarını korumak için sendikalar ve üst kuruluşlar (konfederasyon
gibi) kurma hakkına
sahiptirler.Sendikalara üye olmak ve üyelikten çıkmak
serbesttir.Anayasamızda işçi ve işverenlere ayrıca,toplu iş sözleşmesi
hakkı ile grev ve lokavt hakları
tanımaktadır.
Devlet ayrıca,uzun bir dönem,düşük ücretle çalıştırılan
kadınların çalışma koşullarını iyileştirmek,çocuklara kreş sağlamak
doğum izni vermek gibi görevleri yerine getirir.Ülkemizde kadınların
çalışma yaşamı dışında ev yaşamında da ağır sorumluluklar yüklendikleri
göz önünde bulundurulmalıdır.
3.Siyasal
Haklar
Sosyal ve ekonomik haklar
yanında,vatandaşlıktan doğan haklardan biri de siyasal
haklardır.Siyasal haklar,vatandaşların yönetime katılmaları ve siyasal
alanda söz sahibi olmalarını sağlar.Onun için siyasal haklar,demokratik
yönetim anlayışının vazgeçilmez unsurudur.
Siyasal hakların başında seçme ve seçilme hakkı gelir.Temsili
demokrasilerde,halkın adına karar almak, seçimle iş başına gelen
yöneticilere bırakılır. Bu yöneticileri kimin seçeceği
sorunu,demokrasinin temel sorunlarından biridir.Başlarda,oy hakkı
vatandaşların küçük bir kesimi tarafından kullanılmaktaydı.Çalışan
kesimlerin ve kadınların oy hakkını elde etmeleri daha sonralara
rastlar.Bu nedenle,genel ve eşit oy hakkı,seçim ve temsil ilkesi
doğduktan sonra ortaya çıkmıştır.Oy hakkının genişlemesiyle ve çağdaş
siyasal partilerin siyaset sahnesinde yerini almasıyla birlikte,bugünkü
anlamda seçme ve seçilme hakkı doğmuştur.Günümüzde,yasalarda gösterilen
şartlara uygun olarak,her vatandaş seçme,seçilme,siyasal etkinlikte
bulunma ve halkoylamasına katılma haklarına sahiptir.
Bugün,demokratik yöntemlerin çoğu,temsil ilkesine dayanır.Ülkemiz de
temsili demokrasi ile yönetilir.Temsili demokrasilerde,halk,belli
süreler içinde,belli sayıda temsilciler seçer ve siyasal kararlar halk
adına bu temsilciler tarafından alınır siyasal partiler temsili
demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarıdır.Çünkü;seçimlerde kime oy
vereceğimizi değil,hangi siyasal partiye oy vereceğimizi
düşünürüz.Siyasal partiler,belli bir dünya görüşü bir siyasal doktrin
etrafında örgütlenen insanlardan oluşur ve siyasal iktidara gelmeyi
amaçlar.Siyasal partiler aracılığıyla seçtiğimiz
temsilciler,seçildikten sonra,sadece kendilerini seçenleri değil,bütün
ulusu temsil eder ve ulus adına karar alır.
Seçme yada oy hakkı,seçimlerde oy kullanma ile sınırlı
değildir. Bazen, temsilcilerin aldığı bir karar,oy verdikleri bir
tasarı geçerli olabilmek için halkın oyuna sunulur.Buna “halkoylaması”
yada “referandum”denilmektedir.Böylece,belli konularda halkın düşüncesi
öğrenilmiş olur ve halkın siyasal kararlara “doğrudan katılması
sağlanır.Temsili demokrasilerde,halk oylaması,sık sık uygulanan bir
yöntem değildir.
Siyasal haklar içinde siyasal partilerle ilgili olan
haklar,vatandaşların daha aktif olarak siyasal yaşama katılmaları için
önemlidir.Kişiler,yasalarda belirtilen koşullara uygun olarak,siyasal
parti kurulabilir,üye olabilir ya da üyelikten çıkabilir.Ancak bir
ülkede siyasal etkinlik sadecepartiler aracılığıyla
gerçekleşmeşmez.Vatandaşların partilerin yanı sıra,sendikalar ve
dernekler kurma,bunlara üye olma haklarının da bulunması gerekir.Ayrıca
“kişi hakları”
içinde yer alan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü,toplantı ve
gösteri yüyüşü düzenleme özgürlüğü gibi haklarda siyasal haklarla
ilişkili,onu tamamlayan haklardır.
Ekonomik ve sosyal durumu,zenginlik ve öğrenim derecesi ne
olursa olsun,her vatandaşın siyasal haklardan eşit olarak yararlanması
gerekir. Bir ülkede, siyasal haklar her vatandaşa eşit düzeyde
uygulanmıyorsa, o ülkenin demokratik olduğu söylenemez. Demokratik
yönetimi, güçsüzlerin kendilerini ifade edebildikleri ve yönetimde söz
hakkına sahip oldukları bir yönetim şekli olarak da
görmeliyiz.Güçsüzlerin yani yoksulların,azınlıkların,güçlüleri siyasal
iktidara taşıyabilmeleri için,siyasal haklardan yararlanmaları
gerekir.Bunun için genel ve eşit oy hakkı önemlidir.Bir ülkede,Siyasal
haklar herkese eşit düzeyde uygulanmıyorsa,bu haklardan yararlanamayan
vatandaşlar,yönetime razı göstermeyeceklerdir.Demokratik yollarla
kendilerini ifade edemedikleri için,şiddete
başvurabilirler.Sonuçta,birbirini anlamayan,birbirleriyle ortak yaşam
kurmayan,ülkesini sahiplenmeyen bir vatandaşlar topluluğu doğacaktır.
Bir ülkede yaşayan vatandaşlarınYönetime razı göstermeleri için,başka
bir deyişle meşruluğun sağlanması için,herkesin eşit düzeyde siyasal
haklardan
yararlanması gerekir.
|
| Bu içerik toplam 345 kez gösterildi, Site toplam 32815 kez gösterildi, sayfalarımızı şu an 142 kişi geziyor.
|
|